Kızıl ötesi (IR) dalgaboylarındaki elektromanyetik dalgalar doku tarafından daha fazla soğurulduğundan, IR lazerlerin tıbbi uygulamalardaki kullanım alanları hızla artmaktadır.
Karbondioksit (CO2) lazerler yıllardır vücut dışında yapılan operasyonlarda kullanılmakla birlikte, vücut içerisine taşıyıcı mekanizmanın mevcut olmamasından dolayı, vücut içi operasyonlarda bu lazerlerin kullanılması sınırlı kalmıştır. Sağlık Bakanlığı’nın müşteri kurum olduğu TÜBıTAK tarafından desteklenen kızıl ötesi fiberler projesi 2007 Temmuz ayında UNAM’da Dr. Mehmet Bayındır liderliğindeki araştırma grubu tarafından hayata geçirilmiştir. ıhtiyaç olan laboratuvarlar kurulup 20 kişilik insan gücü yetiştirildikten sonra IR fiberler yerli imkanlarla ülkemizde üretilmeye başlanmıştır. Türkiye, bu fiberleri üretebilen ABD’den sonra ikinci ülke olmuştur. IR fiberlerin ABD’deki yıllık pazar değerinin milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin edilmektedir. Laboratuvar ortamında testleri devam eden IR fiberleri, yine UNAM’da tasarlanıp üretim aşamasına geçilen Co2 lazerlerle entegrasyonunun tamamlanmasının ardından hastanelerde kullanılmaya başlanacaktır. Keçiören Eğitim Araştırma Hastanesi, Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği, Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nden araştırmacılarla birlikte yürütülen Ar-Ge çalışmalarında öncelikli olarak akciğer, gırtlak ve prostat kanserleri, diş dentin tübüllerinin enfeksiyondan arındırılmasına yoğunlaşılmaktadır. 
Bayındır araştırma grubunda keşfedilen yeni kızıl ötesi malzemeler ve fiber çekme teknikleriyle, patent başvuruları devam etmektedir. Üretilen yeni nesil fiberler; üzerlerinde taşıdıkları %100’e yakın yansıtma katsayısına sahip nanoyapılı katmanlarla tümör terapisinin yanında önemli diğer uygulamalara da kapı aralamaktadır.